ÇİFTE SİGORTA

Av. Ufuk DİKBAŞ

HUKUKİ YÖNDEN ÇİFTE SİGORTA

BİRİNCİ BÖLÜM

§ 1 KAVRAM OLARAK ÇİFTE SİGORTA

Türk Ticaret Kanunu’nun 1467. madde de çifte sigorta düzenlenmiş, 1. Fıkraddında çifte sigortanın tanımı yapılmıştır. 6762 sayılı Kanunun 1286.maddesinde yer alan çifte sigorta tanımı esas itibariyle korunmuştur.Yenilik olarak, menfaatin farklı kişiler tarafından sigorta ettirilmesi hali de diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde çifte sigorta olarak Kabul edilerek TTK’daki eksiklik giderilmiştir.1

Bir menfaat birden fazla sigortacıda, aynı tehlikeye karşı, sigortalanmış ve sigorta bedellerinin toplamı, sigorta değerini aşıyor ya da sigortacılar tarafından ödenecek sigorta tazminatının tutarı birlikte toplam zarar miktarını aşıyorsa çifte sigorta meydana gelir. 2Ticaret Kanunu’nda çifte sigorta ibaresine kara sigortası mahiyetindeki zarar sigortaları ile meblağ sigortası mahiyetindeki can sigortaları bakımından izafe edilen anlam ise oldukça farlıdır. Belliki de saha doğru bir ifade tarzıyla, farklı şekilde anlamayı gerektirecek mahiyette hükümlerin sevkedilmesi suretiyle düzenlenmiştir.3

Günümüzde çifte sigorta artık bir “geçersizlik sebebi” olarak görülmemekte ve çifte sigortayı oluşturan bütün sigortalar geçerli sayılmakta ve sigorta ettirene karşı sigortacıların her birinin kendi sözleşmesi çerçevesinde tam olarak sorumlu tutulmaları gerektiği kabul edilmemktedir.Bu düşünceyle sigortacıların, endüşük sigorta bedeli üzerinden (bu bedele kadar) müteselsil olarak sorumlu olacakları öngörülmektedir.Ancak, sigorta ettirenin, aşkın teminat sayesinde uğradığı zarardan fazla bir ödeme almasıda engellenmektedir.Bu çerçeve içinde yasak sigorta sözleşmeleri bakımından değil, sigorta ettirenin hak kazandığı tazminatın zarar tutarını aşıyor olması bakımındandır.4 Koruyucu hükümleri düzenleyen 1486 / 2 uyarınca 146. madde mutlak emredicidir; aksine sözleşme şartları geçersizdir.5

§ 2 ÇİFTE SİGORTANIN BENZER BAZI SİGORTALARDAN FARKI

I. Çifte sigortanın birden çok sigortadan farkı

6762 sayılı kanunda “birden çok sigorta” ana başlığı altında müşterek,kısmi ve çifte sigorta düzenlenmiş olmakla birlikte her üç sigorta uygulamasının ortak noktalarını içeren, diğer bir ifade ile genel bir “birden çok sigorta” tanımı veren bir madde yoktur.Bu nedenle tasarının bu maddesi ile öncelikle birden çok sigortanın ne olduğu hüküm altına alınmıştır.Ayrıca, birden çok sigortada zarar sigortacılar arasında, tekbir sigortacıyla yapılan sözleşmeye gore farklı şekilde tazmin edileceğinden, sigorta ettirene, riziko gerçekleştiğinde bilgi verme yükümlülüğü getirilmiştir.6

Yasa koyucu ilgili kanun gerekçesiyle “birden çok sigorta” için tek bir tanımın olmadığını belirtirken, birden sigorta hallerinin varlık hallerini ortaya koymuştur. Müşterek sigorta, çifte sigorta ve kısmi sigorta birden çok sigortanın nev’e olarak metinde düzenlenmiştir.

Birden çok sigorta nev’elerinden olan, müşterek sigorta ile kısmi sigortanın, çifte sigortadan ayıran en belirgin özelliği, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak özellikler taşıyor oluşudur. Zira, gerek müşterek sigortada gerekse kısmi sigortada, ödenecek sigorta bedelleri sigorta menfaat değerini geçmemektedir. Çifte sigorta da ise ödenecek sigorta bedeli menfaat değerini geçmekte, sigorta edilen sebepsiz yere zenginleşmektedir.

A. Çifte sigortanın kısmi sigortadan farkı

Türk Ticaret Kanunu’nun “kısmi sigorta” başlıklı 1468.maddesi (1) “Sigorta olunan menfaatin değeri önceki sözleşmeyle tamamen teminat altına alınmamışsa bu menfaat, geri kalan değerine kadar bir veya birkaç defa daha sigorta ettirilebilir. Bu takdirde, o menfaati sonradan sigorta eden sigortacılar, bakiyeden dolayı sözleşmenin yapılış tarihleri sırasıyla sorumlu olurlar.Aynı günde yapılmış olan sözleşmeler, aynı anda yapılmış sayılır.” Hükmünü içermektedir.

Kısmi sigorta, öğretide yan yana sigorta olarak adlandırılan sigorta ilişkisinin bir türüdür.Burada, bir malvarlığı unsure (aktif) ile ilgili olarak, ilk aşamada çıkar değeri altında bir sigorta (eksik sigorta) yaptırılmaktadır.Bu ilk sigorta ile ortaya çıkmış olan teminat eksikliği daha sonar (başka) sigortacılar tarafından yapılan sigortalarla kapatılmaktadır.Yan yana sigortalar farklı zamanlarda kurulan sözleşmeler aracılığıyla tam değeri temin eder duruma getirilmektedir.7 Bu anlamda kısmi sigortada, çifte sigortadan farklı olarak zenginleşme yasağı sözkonusu olmamaktadır. Kısmi sigortanın söz konusu olduğu sigorta poliçeleri geçerli olduğundan, sigorta edilenin, ihbar külfeti gibi yerine getirmesi gereken sorumlulukları devam etmektedir. Oysa çifte sigortanın geçerli hale gelebilmesi için ayrık durumlar yasa koyucu tarafından açıkça ortaya konulmuştur.

B. Çifte sigortanın müşterek sigortadan farkı

Bir menfaatin birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda ve aynı süreler için sigorta ettirimesi haline müşterek sigorta denir.8

Doktirinde, müşterek sigorta açık ve gizli müşterek sigorta olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.9 “Açık müşterek sigortada”, aynı riskin sigortalanmasına birden çok sigortacının iştirak ettiği keyfiyeti, sigorta ettiren tarafından bilinmektedir.Bir başka deyişle, bu nevi sigortada, sigorta ettiren karşısında açıkça birden çok sigortacı riski üstlenmektedir.Açık müşterek sigortada çifte sigortanın söz konusu olup olmayacağı tartışmalıdır.Bu ne vi sigortalarda, sigortalı sayısı kadar münferit talep hakkının (dar anlamda borç ilişkisi) söz konusu olduğu tartışmasızdır.Tartışmalı olan husus, sigortacı sayısı kadar hukuki ilişki ; yani sigorta mukavelesinin (geniş anlamda borç ilişkisi) mevcut olup olmadığı hususudur. 10 Möller’e göre, açık müşterek sigortada, tek bir borç ilişkisi söz konusudur. Yazar, bu görüşünde, kısmi borç ilişkilerinin tek bir borç ilişkisinden ( geniş anlamda) doğduğu fikrinden hareket etmektedir.Yazarın, bu görüşünün tipik sonucu, açık müşterek sigorta da, sigorta edimine ilişkin münferit taleplerinin sigorta değerini aşması halinde, çifte sigortanın değil, aşkın sigortanın söz konusu olabilmesidir. Buna karşılık, hakim görüş bu soruya olumlu cevap vermektedir.Bir başka deyişle hakim görüşe gore, açık müşterek sigortada, sigortacı sayısı kadar hukuki ilişkinin (geniş anlamda borç ilişkisi) varlığından bahsedilir.11

Türk Ticaret Kanunu’nun 1466. maddesindeki müşterek sigorta halinde, bir menfaat, birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı, sigorta poliçesinin hazırlandığını akdin düzenleniş anında sigortacılar tarafından biliniyor olması karşısında, Türk Ticaret Kanunu’nun 1467. maddesindeki çifte sigorta halinde, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya başka kişiler tarafından aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilmektedir. Bu halde çifte sigorta halinde sigortacılar tarafından diğer sigorta akitleri bilinmemektedir.

Çifte sigortada sigortaların aynı zamanda yapılmış olması gerekmez. Hatta tersine farklı zamanlarda yapılması gerekir. Bu sonuç hükmün içeriğinden çıkmaktadır. Oysa müşterek sigorta için sigortalıların aynı günde yapılması gerekmektedir.12

Bunun yanında bir de “gizli müşterek sigorta” mevcuttur. Bu nevi müşterek sigortalarda, sigorta ettiren sigortayı tek bir sigortacıyla yapmaktadır. Ancak, dışarıya karşı tek başına sorumlu gözüken sigortacı, diğer sigortacılarla akdi ilişkiye girerek, rizikonun bir kısmını bu sigortacılara yüklemekte, onların arasında paylaştırmaktadır. Ödenen prim açısından sigortacı ile sigorta ettiren arasında yanlız tek bir sigorta ilişkisi (geniş anlamda borç ilişkisi) mevcut olduğundan bu nevi sigortalarda çifte sigortadan bahsedilemez.13

II. Çifte sigortanın aşkın sigortadan farkı

Türk Ticaret Kanunu’nun “Aşkın sigorta” başlıklı, 1463. Maddesi”

1- Sigorta bedeli sigorta olunan menfaatin değerinin üstünde ise, aşan kısım geçersizdir. Bu sebeple, sigorta bedeli ile sigorta priminin onu karşılayan kısmı indirilir ve tahsil edilmiş fazla prim geri verilir.

2- Sigorta ettirenin, mali çıkar sağlamak amacıyla kötüniyetle yaptığı aşkın sigorta sözleşmesi geçersizdirSözleşme yapılırken geçersizliği bilmeyen sigortacı, durumu öğrendiği sigorta döneminin soınuna kadar prime hak kazanır.”şeklinde düzenlenmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 1283’üncü14 maddesine göre, aşkın sigorta, sigorta bedelinin sigorta değerini aştığı sigortalardır. Bu tarife göre, aşkın sigortanın varlığı ya da yokluğuna, çifte sigortadan farklı olarak, sigorta bedelinin sigorta menfaat değerini aşıp aşmadığı tek bir sigorta ilişkisine istinaden bu mukavelede kararlaştırılan sigorta bedeli dikkate alınarak tespit edilir.15

Türk Ticaret Kanunu’nun 1463. maddesi gerekçesinde yasa koyucu “Aşkın sigortanın düzenlendiği madde 6762 sayılı Kanunun 1283’üncü maddesiyle aynı niteliktedir. Ancak, maddenin ikinci fıkrası yeni bir hüküm olup, aşkınlığın kasıtlı yapılmasını düzenlemektedir. Öncelikle, kasıtlı aşkın sigorta, mali çıkar sağlama niyetine bağlanmıştır. Ayrıca, kasıtlı yapılan aşkın sigorta ile istemeden meydan gelen aşkın sigortanın aynı düzenlemelere tabi tutulması uygun görülmemiştir. Zira, mevcut durumda, sigorta edilen menfaat tamamen hasara uğrar ve aşkınlık tespit edilmezse, sigortalı sigorta değerinden daha fazla tazminat almakla ; aşkınlık anlaşılırsa da sadece aşan kısım geçersiz kabul edilmektedir. Bu noktada, söz konusu hüküm herkesi aşkın sigorta yapmaya itecek bir mahiyettedir .Halbuki, kasıtlı aşkın sigortanın geçersiz kabul edilmesi, kişide caydırıcılık etkisi yaratacaktır.” açıklamasında bulunmaktadır.

Aşkın sigorta her ne kadar çifte sigorta ile benzerlikler göstermiş olsada Türk Ticaret Kanunu’nun 1463. Maddesi gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu aşkın sigortanın kasıtlı olarak yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmuş kasıtlı olarak yapılmış olan aşkın sigorta tamamı geçersiz kabul edilecek, kasıtlı olarak olarak yapılmayan aşkın sigortalarda ise aşılan kısım geçersiz olarak kabul edilmiştir. Oysa çifte sigortanın varlığında, yapılan çifte sigorta tamamen geçersiz olarak edilmiş, ayrık olarak sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyen bazı durumlar tek tek sayılarak o hal ve şartlarda çifte sigortanın geçerli hale gelebileceği belirtilmiştir. Kişinin aşkın sigortada olduğu gibi, sigorta poliçesinin yapılmasında, kasıt unsurunun varlığı çifte sigortada önemli değildir.

Çifte sigortanın meydana gelebilmesi için gerçekleşmesi zorunlu diğer şart, sigorta ettirenin müteaddit sigorta mukavelesi sayesinde zenginleşme ihtimalinin söz konusu olmasıdır.Sigorta ettirenin zenginleşme ihtimalinden ise, esas itibariyle, müteaddit sigorta mukavelesinde kararlaştırılan sigorta bedelleri toplamının sigorta değerini aşması halinde bahsedilir. Bu noktada çifte sigorta aşkın sigortaya benzemektedir. Aralarındaki fark, aşkın sigortada tek bir sigorta mukavelesiyle kararlaştırılan sigorta bedelinin sigorta menfaat değerini aşması söz konusu iken; çifte sigorta da tek değil birden fazla sigorta mukavelesiyle kararlaştırılan sigorta bedelleri toplamının sigorta menfaat değerini aşması söz konusudur.16

§ 3 ÇİFTE SİGORTA YASAĞININ SÖZ KONUSU OLDUĞU SİGORTALAR

Türk Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı17, Kanun’un mal sigortalarını hükme bağlayan ikinci faslında düzenlenmiştir. Binaenaleyh çifte sigorta mal sigortaları için kabili tatbiktir.Özellikle Alman hukuku doktirininde benimsenen diğer bir tasnife gore, sigorta, sigortanın edim şekline gore zarar sigortası- meblağ sigortası şeklinde ikili bir tasnife tabi tutulmaktadır.18

Çifte sigorta yasağının temel amacının, sebepsiz zenginleşmeyi önleme sahiki olması, çifte sigorta yasağının mal sigortalarında uygulama alanı bulması sonucunu doğurmaktadır. Sebepsiz zenginleşmeye neden olmayan meblağ (can) sigortalarında çifte sigorta yasağı söz konusu değildir. Zira can sigortalarında değeri belli olan bir menfaat bulunmamaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM

§ 6 ÇİFTE SİGORTANIN VARLIĞININ SÖZ KONUSU OLABİLMESİ İÇİN ŞARTLAR

Türk Ticaret Kanunu’nun “Çifte sigorta” başlıklı 1467’nci maddesi “ değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez.” Hükmünü içermektedir.Kanun koyucu, kanun metninde açıkça çifte sigortanın söz konusu olabilmesi için aranan şartları tartışma konusu yapmayacak şekilde açıkça izah etmiştir.

Yüksek mahkeme kararlarında da çifte sigortadan bahsedebilmek için aranması gereken şartlar ve uygulanması gereken yöntemler defaten belirtilmiştir.19

I. Aynı menfaatİn sİgorta ettİrİlmesİ

Çifte sigortayı düzenleyen TTK 1467 (Tıpkı birden çok sigortaya ilişkin genel tanımı içerdiği ve ortak hüküm olduğu yasada belirtilmiş olan “kural” başlıklı TTK 1465 (1), müşterek sigortaya ilişkin TTK 1466 (1) ve kısmi sigortaya ilişkin TTK 1468’de olduğu gibi) “aynı çıkar” için sigorta yaptırılmış olması koşulunu öngörmüştür.20

Örneğin, bir araç (A) sigorta şirketi tarafından hırsızlık sigortası, (B)sigorta şirketi tarafından emniyeti suistimal sigortası kapsamında teminat altına alınması halinde çifte sigortadan söz edilemez .Zira, aynı menfaat sigorta şirketleri tarafından teminat altına alınmamıştır.

Mesela ana yüklenici, kendi sorumluluğu yanında kendisinden iş alan alt yüklenicilerin sorumluluğunu da kapsayan bir sigorta yaptırmıştır; fakat alt yüklenicilerden bazılarının ayrıca yaptırmış oldukları sorumluluk sigortalarıda vardır.Bu gibi bir alt yüklenicinin sorumluluk koşulları gerçekleşmiş olduğunda, her iki sigorta da aynı çıkarı (alt yüklenicinin sorumluluk istemlerinin sonuçlarına karşı korunmaya olan çıkarını)temin edecektir.21 Bu halde çifte sigortanın varlığından bahsedebiliriz.

II. Menfaatİn aynI veya farklı kİşİler tarafından sİgorta ettİrİlmesİ

Türk Ticaret Kanunu’nun 1467.maddesinde çifte sigortanın varlığı için nitelikler sayılırken aynı ve farklı kişiler tarafından sigorta ettirilmesi halinide açıkça saymaktadır.Bu anlamda sigorta ettirenin kim olduğu önemli değildir.İster aynı kişi sigorta ettirsin isterse farklı kişiler aynı menfaati sigorta ettirsin, önem arz etmeyecektir.

IV. Menfaatİn değerİn tamamının sİgorta ettİrİlmesİ

Türk Ticaret Kanunu’nun 1467.maddesinde çifte sigortanın varlığı için nitelikler sayılırken değerinin tamamının sigorta ettirilmesi diğer bir unsurdur.Şayet değerinin tamamı sigorta ettirilmezse çifte sigortanın varlığından söz edilemez.

V. Aynı rİzİkolara karşı sİgorta ettİrilmesİ

Diğer şartlarla birlikte aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmesi koşuluda çifte sigortanın varlığı için aranmaktadır.Örneğin, bir menfaat hırsızlık rizikosuna karşı koruma sağlamışken , başkabir sigorta şirketi tarafından emniyeti suistimal rizikosuna karşı koruma sağlamış olması halinde çifte sigortanın varlığından söz edilmez.Zira bu durumda tekbir sigorta poliçesi yoktur.İki ayrı sigorta poliçesi bulunmaktadir.

VI. Aynı süreler İçİn sİgorta ettİrİlmesİ

İlk ve sonraki sigortaların zaman bakımından kesişmesi zorunludur. Riziko bu kesişme zamanı içinde meydana gelmiş olmalıdır.Sigortaların aynı anda ve aynı sure için kurulmuş olmaları gerekmez.22 Belli bir sure kesişmeleri yeterlidir.23

Hangi sigortanın ilk (önceki), hangi sigortanın sonraki sigorta olduğu saptanırken, belirleyici olan sözleşmelerin yapıldığı andır. Daha sonar kurulan sözleşme, geçmişe etkili olarak yapılmış ve daha once kurulan sözleşmedeki teminat başlangıç tarihinden daha evvelki bir başlangıç günü içeriyor olsa dahi, (çifte sigortanın koşulları varsa) geçersiz sayılacaktır.24

VII. Bİrden fazla sİgorta sözleşmesİnİn olması

Türk Ticaret Kanunu’nun 128625 ve 134626’ncı maddelerinin uygulanabilmesinin diğer şartı, en azından iki sigorta mukavelesinin varlığıdır.Bu sebeple birden fazla sigortacının mevcut olmasına rağmen tek bir sigorta mukavelesinin varlığından bahsedilebiliyorsa, çifte sigorta gündeme gelmez. Birden fazla müstakil sigorta mukavelesinin bulunması her zaman bir çifte sigortanın var olduğu sonucunun çıkarılmasını gerektirmez.Zira, birden fazla sigorta mukavelesinin söz konusu olduğu durumlarda, bazen müşterek sigortadan (TTK mad 128527), bazen de kısmi(kısım kısım) sigortadan bahsedilebilir.Ancak müşterek sigortada ve kısmi sigortada , birden fazla sigorta mukavelesindeki sigorta bedellerinin toplamının sigorta değerini aşması halinde çifte sigortadan bahsedilebileceği hususunu tekrer zikretmekte yarar vardır. 28

Sigortacılardan birinin sosyal sigorta kurumu olması halinde çifte sigorta esaslarının uygulanabilip uygulanmayacağı hakkında Türk Ticaret Kanunu herhangi bir hüküm ihtiva etmemektedir.Doktirinde bazı görüşlere gore29,böyle bir durumda çifte sigorta hükümleri uygulama alanı bulmaz.Bununla birlikte, sosyal sigortacı tarafından yapılan ödemelerin Türk Ticaret Kanunu’nun 1283’ncü maddesi gereği, özel sigorta tarafından yapılacak ödemelerden mahsup edilmesi gerekir.Biza gore, bu görüşün kısmen geçerliliği olsada tamamen doğru değildir.Zira, sosyal sigortacı tarafından yapılan ödemelerden, özel sigortacı rucu edilebilir ödemeleri mahsup edilebilir.Örneğin, bir trafik iş kazasında ölenin yakınları tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatından mahsup işlemi yapılabilir.Zira bu durumda , sosyal sigortacı ödemiş olduğu tazminatı kusurları oranında özel sigortacılardan talep edebilecektir.Ancak, ölen sigortalanın yakınlarına ölüm nedeniyle bağlanan ölüm maaşı mahsup edilemez.Çünkü bağlanan bu maaş özel sigortacılara rucu edilebilir özellikte değildir.

VIII. Sİgortalının zengİnleşme İhtİmalİ

Çifte sigorta yasağının temel amacı sigortalının sebepsiz zenginleşme ihtimalini önlemektir. Onun için çifte sigorta ile ilgili bir kısım hükümler getirmiştir.

Kanun koyucu, bu hükümleri, sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan, icabında sigorta menfaat değerinden daha fazla sigorta edimini elde ederek zenginleşmesini önlemek amacıyla öngörmüştür. Ancak, müteaddit sigorta mukavelesinde kararlaştırılan sigorta bedelleri toplamının sigorta menfaat değerini aşmasına rağmen sigorta ettirenin meydana gelen toplam zarardan daha fazla sigorta tazminatı elde ederek zenginleşme ihtimalinin söz konusu olduğu haller de, dolayısıyla, Türk Ticaret Kanunu’nun çifte sigortaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilecektir.30 Türk Ticaret Kanunu’nun kara sigortalarında çifte sigortayı düzenleyen hükümlerin kasıtlı olarak hasız bir fayda temin etmek amacıyla sebebiyet verilen çifte sigorta hakkkında uygulanıp uygulanmayacağı doktirinde şüphe yaratmıştır.31

Daha önce de değinildği gibi, mal sigortalarında zenginleşme yasağı bulunduğundan, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı malda meydana gelen menfaat değer kaybının diğer bir deyişle, gerçek zararın tespiti sigortacının yapacağı ödeme bakımından büyük bir önem taşımaktadır.32

Yine TTK.nun 1299/2’nci maddesi hükmüne gore, sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın menfaat değerinin rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmektedir. Şayet sigorta poliçesinde sigorta olunan menfaat değeri gösterilmişse bu değer dikkate alınacaktır, şayet poliçede böyle bir değer gösterilmemişse TTK’nun 1300’ncü maddesi hükmü uyarınca sigorta ettiren tarafından sigortalı malın menfaat değeri riziko tarihi esas alınmak suretiyle ispat edilmesi gerekir.Sigorta poliçesinde gösterilen menfaat değerine şayet sigortacı itiraz ediyorsa o zaman da TTK’nun 1300/2’nci maddesi hükmü uyarınca bu hususu ıspat külfeti sigortacıya yükletilmek gerekir. Yine aynı maddenin son fıkrası uyarınca sigorta poliçesindeki menfaat değeri her türlü delille kanıtlanabileceği gibi, hakim dahi toplanan delillerle vardığı sonucu daha da kuvvetlendirmek için taraflardan birine re’sen yeminde ettirebilir.33

Rizikonun gerçekleşmesinden sonra taraflar, arasında hasarın miktarı konusunda uyuşmaya varılmadığı takdirde, sigorta ettiren ve sigortacı hakem bilirkişilerini seçer .İki hakem-bilirkişi üçüncü hakem bilirkişinin seçiminde uyuşmaya varamazlarsa, üçüncü hakem bilirkişiyi mahkeme seçer .İki hakem bilirkişi hadar miktarı üzerinde anlaşamazlarsa, üçüncü hakem bilirkişinin kararı asıldır.34 Hakem bilirkişi müessesesinin mahiyeti, hakemlik ve bilirkişilik müesseselerinden farklıdır. Hakem bilirkişilerin verdiği kararlar, kural olarak, kesindir ve dolayısıyla Yargıtayın denetimine tabi değildir .Bununla beraber hakem bilirkişiler iyi niyet kurallarına ve gerçeklere aşikar bir şekilde aykırı karar vermişlerse bu takdirde genel şartlara ve Yargıtay içtihadına göre hakem bilirkişi kararlarına yargı nezdinde itiraz edilebilir. Taraflar, hasar miktarının hakem bilirkişiler tarafından saptanacağını kararlaştırmış olmakla delil anlaşması yapmışlardır. Hakem bilirkişiler, sadece maddi vakıaları saptamakla yetinirler, sorunun hukuki yönü onları ilgilendirmez.35 İzah edildiği üzere, yüksek mahkemede sebepsiz zenginleşmeyi engellemek adına, gerçek zarardan farklı hesaplaması ihtimalinin önüne geçmek için yol göstermiştir.

§ 7 ÇİFTE SİGORTA YASAĞININ SÖZ KONUSU OLMADIĞI HALLER

Görüldüğü üzere çifte sigorta ilke olarak yasaklanmıştır. Çifte sigorta halinde sigorta sözleşmesinin yapıldığı tarih esas alınarak sonradan yapılan sözleşmeler geçersiz kılınmıştır.Ancak kanunkoyucu aynı maddede üç bent halinde sayılan koşulların yerine getirilmesi halinde bu şekilde yapılmış bulunan çifte sigortaya geçerlik şansı tanımıştır.36

I. Öncekİ ve sonraki sİgortacılar tarafından kabul edİlİrse

Bu takdirde bütün sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılır ve sigorta tazminatı bütün sigortacılar tarafından aşağıdaki şekilde ödenir. Mesala; sigortalı malın menfaat değeri 400.000 TL.’dir ve bu değer iki defa sigorta edilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 1285. maddesine göre sigortacılardan her biri sigorta bedellerinin toplamına göre sigorta ettiği bedel oranında mesuldür .Binaenaleyh, her sigortacı, 200.000 TL’sı ödeyecektir. (TTK md.1285/1)37

II. Sİgorta ettİren, öncekİ sİgortacıdan doğan haklarını İkİncİ sİgortacıya devİr veya feragat etmİŞse

Bir menfaat hakkında daha önceden yapılmış olan sigortanın bahşettiği himaye devam ederken aynı menfaatin tekrar aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmesinin çifte sigortayı yaratacağı açıktır. Bu durumun ortaya çıkmasını arzu etmeyen sigorta ettirenin, normalde yapması gereken şey evvala önceki sigortaya ilişkin sözleşmeyi fesih etmesi olmalıdır.38 Türk Ticaret kanunu’nun 1467’nci maddesinde devir ve feragatin ikinci poliçede yazılması gerekir; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi hükümsüz sayılır hükümü ile çifte sigorta halinde oluşacak geçersizlik meydana gelmeyecektir. Buradaki devir ve feragatin iradesinin ikinci poliçeye yazılması aynı zamanda bir ispat aracıdır. Kanun koyucu her iki sözleşmenin yapılışını bir şekle bağlamıştır. Aksi durumda devir ve faragat iradesinin var olup olmadığı tartışma konusu olabilecektir.

III. Sonrakİ sİgortacının, ancak öncekİ sİgortacının ödemedİğİ tazmİnattan sorumluluğu şart kılınmış İse

Bu halde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir ; yazılmazsa , ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır.Bu hususda da kanun koyucu şekil şartı aramaktadır.

IV. İkincİ sİgorta sözleşmesİnİn “İlk sİgortacının ödemeden acİz olması” İhtİmalİne karşı akdedİldİğİnİ gösteren kloz

Doktirinde ilk sigortacının ödemeden aciz olması ihtimaline karşı akdedildiğini gösteren klozunun bulunması halinde çifte sigortanın berteraf edileceği yönünde görüşler vardır. Şenocak, Türk Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin bu gibi klozlara karşı herhangi bir açık hüküm ihtiva etmemesine rağmen ancak aynı maddenin 3’üncü bendinde söz konusu akdi kayıtların çifte sigortayı önleyici çifte sigortayı önleyici fonksiyomuna sahip oldukları sonucunun çıkarılması mümkündür.39 Şenocak, sigortacıların aynı zarardan dolayı aynı anda sorumlu olabilmesi şartı, “sigorta ettirenin zenginleşme ihtimalinin varlığı” şartı altında mütalaa edilmelidir. İkinci sigortacının ödemeden aciz duruma düşmesi halinde” sorumluluğunun doğacağının kararlaştırılmasıyla da artık sigorta ettireninin aynı zarardan dolayı zenginleşme ihtimali de ortadan kalkmaktadır.40

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

§ 8 ÇİFTE SİGORTANIN HÜKÜM VE SONUÇLARI

Çifte sigortanın hüküm ve sonuçları Türk Ticaret Kanunu’nun kara ve deniz sigortalarını düzenleyen hükümlerinde farklı şekillerde düzenlenmiştir. Bu farklılığın sebebi, söz konusu hükümlerin mehazlarında çifte sigortayla ilgili olarak farklı pirensiplerin benimsenmesidir.41

I. Kara sİgortalarında

Türk Ticaret Kanunu’nun kara sigortalarında çifte sigortayı düzenleyen 128642 ve 128743’nci maddelerinin benimsendiği sistem, esas itibariyle tarih itibariyle sorumluluk sistemidir. Buna karşılık, sigortacıların çifte sigortaya muvafakat etmesi halinde, uygulanacak olan sistem ise, Türk Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin 1’nci bendi gereği, kural olarak orantısal sorumluluk sistemidir. Ancak, taraflar müteselsil sorumluluk esasının uygulanmasını isteyebilirler.Müteselsil sorumluluğu kararlaştırmaları halinde, muvafakat edilmiş çifte sigortaya Türk Ticaret Kanunu’nun 1285’nci maddesinin 2.fıkrası uygulanır.44

Şenocak’a gore, kara sigortalarında kötüniyetle, çifte sigortaya sebebiyet verilmesi halinde Türk Ticaret kanunu’nun 1290’ıncı maddesine dayanmaya gerek yoktur. Gerçekten de, Türk Ticaret Kanunu’nun 1292’nci maddesinde çifte sigortanın ihbarı külfeti düzenlenmiş olup; söz konusu maddeye göre, bu külfetin kasıtlı ihlali halinde sigortacılar, edim yükümlüğünden kurtulmaktadır.(TTK mad.1292/III). Çifte sigortanın ihbarının kasıtlı ihlali kötüniyetle akdedilen çifte sigortaya da delalet edeceğinden, bu maddeye göre (TTK mad.1292/III) sigorta ettiren zaten sigorta edimine kavuşamayacaktır. Ayrıca, gene söz konusu madde uyarınca sigortacının edim yükümlülüğünden kurtulması primi iade etmeden söz konusu olmaktadır. Dolayısıyla, çifte sigortayla ilgili bu hüküm karşısında bir daha 1290’ıncı maddeye başvurmaya hacet yoktur. Netice olarak, Türk Ticaret kanunu’nun 1286’ıncı maddesi hem iyiniyetle hem de kötüniyetle sebebiyet verilen çifte sigorta hakkında kabili tatbik olduğu söylenebilir. Bir başka deyişle, Kanunda 1286’ıncı maddesinin uygulanması bakımından iyiniyetle ya da kötüniyetle sebebiyet verilen çifte sigorta ayrımı yapılmamıştır.45

A. Çifte sigortaya sebebiyet veren sigorta sözleşmesinin geçersizliği

Türk Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesine gore, çifte sigortaya sebebiyet veren ikinci sigorta mukavelesi geçersizdir. Ancak geçersizlik sadece çifte sigortayı aşan bedel kadardır.Kanun koyucu, 1286’ncı maddeyle tarih sırası itibariyle sorumluluk esasını benimsemiştir. Bu sistemde, akdedilmiş olan sigorta mukavelelerinin tanzim tarihleri dikkate alınır ve sigorta değerine kadar akdedilmiş olan bilcümle sigorta mukaveleleri hüküm ifade eder; müteakiben tanzim edenler ise geçersizdir.46 Şenocak’a gore söz konusu geçersizlik askıda geçersizliktir. Şenocak, 128647’ncı maddenin ilk bendine göre, sigorta şirketlerinin sigorta mukavelelerine muvafakat etmelerini halinde her bir sigorta mukavelesinin geçerli hale gelmesini göstermektedir.48

Kanaatimizce, kanunun öngördüğü askıda geçersizlik hali meydana gelen tüm çifte sigortalar için geçerli olmayacaktır. Zira, kanunda hangi hallerde çifte sigorta yasağının olamayacağı tek tek sayılmıştır. Bu hallerin dışındaki çifte sigortalarda geçersizlik askıda değildir. Geçersizliğin, çifte sigortanın meydana geldiği andan itibaren bulunduğu kabul edilmelidir. Geçersizlik ister askıda geçersizlik olarak kabul edilsin, ister geçersizliğin çifte sigortanın meydana geldiği andan itibaren bulunduğu kabul edilsin, çifte sigorta menfaat sahibi için hak doğurmayacaktır.

TTK 1467 hükmü emredicidir. Buna aykırı sözleşme şartları (sigorta ettirenin lehine olsa dahi) geçersizdir.Ancak bu geçersizlik sözleşmenin diğer hükümlerini kural olarak etkilemez.49

B. Çifte sigortanın varlığı halinde çifte sigortaya sebebiyet veren sonraki sigortanın geçerliliği ve sigortacıların meydana gelen zarardan sorumluluğu

I. Mal sigortalarını

1. Sigortacıların rızalarıyla çifte sigortaya sebebiyet veren çifte sigortanın geçerli hale gelmesi

Türk Ticaret Kanunu’nun 1467/a’ya gore sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466’ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir. Bu halde müşterek sigorta hükümleri uygulanacak her iki sigorta şirketi, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde sigorta olunan menfaat değerini geçmeyecek oranda sorumlu olacaktır. Sigorta şirketleri, müteselsil sorumluluğun söz konusu olduğu hallerde, aralarında akdetmiş oldukları sözleşme çerçevesinde, sorumlu olmadıkları oranlarda rucu haklarını birbirlerine karşı kullanabileceklerdir.

Çifte sigorta sebebiyet veren sonraki mukavelenin geçerlilik kazanabilmesi için hem ilk sigortacının hem de sonraki sigortacının hem de sonraki sigortacının muvafakatine ihtiyaç vardır.Sadece tek bir sigortacının muvafakati sonraki tarihli mukavelenin geçerli bir şekilde hüküm ve sonuçlarını doğurması için yeterlidir. 50

2. Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmesi halinde geçerli hale gelmesi

Bir menfaat hakkında daha önceden yapılmış olan sigortanın bahşettiği himaye devam ederken aynı menfaatin tekrar aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmesinin çifte sigortayı yaratacağı açıktır.Bu durumun ortaya çıkmasını arzu etmeyen sigorta ettirenin, normalde yapması gereken şey evvala önceki sigortaya ilişkin sözleşmeyi feshetmesi olmalıdır. Ancak, Kanun koyucu , Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin 2’nci bendinde önceki sigortaya ilişkin sözleşmenin fesih edilmesine gerek olmaksızın sonraki sözleşmenin geçerli bir şekilde akdolunabilmesi imkanı bahşetmiştir. Bu imkan, “önceki sigortadan doğan hakların sonraki sigortacıya devredilmesi” suretiyle kullanabikleceği gibi ; “önceki sigortadan doğan haklardan feragat edilmesi” suretiyle de kullanılabilir.51

Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse. Yasaya gore her ikiside onay vermişlerse, “müşterek sigorta” mevcut sayılacaktır. Sigorta ettiren önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devretmişse veya önceki sigortadan doğan haklarından feragat etmişse, devir veya feragat işlemi ikinci sigorta yaptırıldığı sırada tamamlanmış olmalıdır. Yasa, devir veya feragatin ikinci policesi üzerine yazılmasını şart koşmaktadır.52 Ünan, yasanın tanımladığı anlamda bir devir veya feragatin uygulamada karşılaşılmasının pek olası olmadığı onun içinde bu hükümün daha çok “ölü hüküm” niteliğini taşıyacağı görüşündedir.53

Sonraki sigortaya ilişkin sözleşmenin, onu yapan sigortacının önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumlu olacağının kararlaştırılması şartıyla geçerlik kazandırılması da şekle tabi kılınmıştır. Zira Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin (3) nr.lı bendi uyarınca önceki sözleşmenin ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir. Aksi takdirde sonraki sigorta sözleşmesi hükümsüz olur.54 Can, önceki sigortaya ilişkin sözleşmenin sadece ikinci sigortacının vereceği poliçede yazılı olarak zikrolunmasının kafi olmadığu kanaatindedir.Yazara gore bu istisna mucibince sonraki sigortacının yaptığı sözleşmenin geçerli olması isteniyorsa; poliçede, ya sigortacının sadece önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumlu olacağını bildiren sarih bir açıklamaya veya buna dalelet etmek üzere ilk sözleşmeye ilişkin kaydın Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin (3) numaralı bendi uyarınca yazıldığına dair bir şerhin düşülmesi ve ayrıca bunların altının da Kabul ettiğini tevsik etmek üzere mutlaka sigorta ettiren tarafından imzalanması gerekir.55 Kanatimizce, yasada açıkça önceki sigortaya ilişkin sözleşmenin sadece ikinci sigortacının vereceği poliçede yazılı olarak zikrolunmasını kafi görmesi yeterlidir.Yasa metninin düzenleniş amacınada uygundur.Zira , yasa koyucu çifte sigorta yasağına dair istisnai bir durum öngörmüştür. Önemli olan istisnai durumun anlaşılabiliyor olmasıdır. İlk poliçede ki hususlar ikinci poliçede yazılmış olması halinde her iki sigorta poliçesinin karşılaştırılması durumunda sigortacıların rızaları zaten ortaya çıkmaktadır.

3. Sorumluluk sigortalarında

TTK’m.1453(1) de, sorumluluk sigortasının tanımı şöyledir:” ) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.”Kanundaki tanımla eksiklik ve fazlalık görülmektedir. “Sorumluluğu doğuracak olay” riziko olarak Kabul edilmiş, bunun sonucunda zararın daha sonra doğmasının önemli olmadığı öngörülmüştür, ancak bunun süresinin tespiti gerekir. Bu husus özellikle inşaat müteahhitlerinin sorumluluk sigortasında önem arzeder.56

Sorumluluk sigortalarında çifte sigorta söz konusu olabilir. Örneğin bir dişçi asistanın da sorumluluğunu himaye altına alacak şekilde mesleki sorumluluk sigortası yaptırmıştır. Başkası hesabına sigorta ile sigortalı olan bir asistanın da ayrıca , mesleki sorumluluğunu sigorta teminatı altına alması durumunda çifte sigorta meydana gelecektir.Ancak bu tür durumlarda, Türk Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin 1’nci bendinin uygulanması yönünde bir takım güçlükler ortaya çıkmaktadır.Zira, sorumluluk sigortası, bir nevi ilk riziko sigortası gibidir.Türk Ticaret Kanunu’nun 1286’ncı maddesinin 1’nci bendinin uygulanması yönünde atıf yaptığı 1285’nci maddenin 1’inci fıkrası, sigortacı tarafından üstlenilen riziko payınıgösteren sigorta bedelini dikkate alan bir paylaştırma getirmektedir. Oysa ilk riziko sigortalarında sigorta bedeli, sigortacının üstlendiği riziko payını göstermez. Burada, sigorta bedeli, sadece sigortacının sorumluluğunun üst sınırının ne olduğunu ifade etmektedir.57

II. Denizcilik sigortalarında

Denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda çifte sigortaya, hüküm ve sonuçları da kapsayacak şekilde ve daha düzenli olarak yer verilmiştir. Özellikle kara sigortaları bakımından bulunmayan , siigortacıların müteselsil borçluluk durumları, bu kısımdaki çifte sigorta için söz konusudur. Aynı şekilde kara sigortaları için düzenlenmeyen , birden fazla sigortalar aşkın sigortaya sebep olursa, primlerin iadesi ile ilgili hükümler burada düzenlenmiştir.58

Denizcilik sigortalarına karşı sigortalar bakımından da sigorta bedelinin sigorta olunan menfaatin değerini aşmasını istemeyen Kanun Koyucu; aşkın sigorta durumunun birden çok sigorta yoluyla yaratılmasını;sigorta sözleşmelerinin yapıldığı ana nazaran herhangi bir tefrike gitmeksizin çifte sigorta şeklinde tesmiye etmiştir. (TK 1345,II,1346,I;1347,I). Buna göre, denizcilik sigortaları bakımından çifte sigorta, ne zaman akdedildikleri önemli olmaksızın birden ziyade sigorta sözleşmesi ile aşkın sigorta halinin ortaya çıkmasını ifade eder.59

A. Denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda çifte sigortaya sebebiyet verilmesinin hüküm ve sonuçları

Birden fazla sigorta yapılmış ve sigorta bedellerinin toplamı, sigorta değerini aşmış ise, sigortacılar sigortalıya karşı müteselsilen sorumludurlar.Ancak sigortacı uğradığı zarardan fazla bir miktarı talep edemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri de yanlız sigorta ettiği bedel kadar sorumlu olur (TK.m.1346/I)60. Müteselsil sorumluluk kapsamında her bir sigortacı azami olarak poliçe limitleri dahilinde sorumlu olurlar.

B. Kötüniyetle yapılan çifte sigortanın hüküm ve sonuçları

Sigorta ettiren çifte sigortaya sebep olan sözleşmeleri, haksız olarak bir fayda elde etmek için de yapmış olabilir.Başka bir ifadeyle sigorta ettiren çifte sigortayı, sigorta yoluyla haksız kazanç temin etmek için yapmış olabilir.Böyle bir durumda sigorta ettirenin bu niyetle yapmış olduğu bütün sözleşmeler batıldır.Ancak sigortacı sözleşmenin yapıldığı sırada butlanı bilmiyorsa, primin tamamını isteyebilir (TK.m.1346/III). Kanunun “sigortacı butlanı bilmiyorsa” tarzındaki ifadesini, sigortacının “sigorta ettirenin niyetini bilmiyor olması” şeklinde anlamak gerekir.61

Bu yolla kanun koyucu kötü niyetle yapılan çifte sigortaların tamamını batıl kabul ederek benzer işlemlerin yapılmasını engellemek istemektedir. Kanaatimizce, haksız fayda etme kavramını geniş yorumlamak gerekir. Zira bu yönlü bir yorum kanun koyucunun amaçlarına uygun olacaktır.

§ 9 ÇİFTE SİGORTAYI İHBAR KÜLFETİ

I. Genel olarak

Türk Ticaret Kanunu’nun 1292’nci maddesinin 2’nci fıkrasına gore, sigorta ettiren riziko gerçekleştikten sonra sigortacılardan her birine hasar keyfiyeti yanında aynı menfaat hakkında yaptığı sigorta mukavelelerini bildirmek zorundadır. Keza, Türk Ticaret kanunu’nun 1348’nci maddesinde de denizcilik rizikolarına karşı sigortada çifte sigortanın ihbar keyfiyeti düzenlenmiştir. Bu maddeye gore, bir menfaati aynı rizikoya karşı birden çok sigortacılara sigorta ettiren kimse her bir sigortacıya öteki sigortacılardan gecikmeksizin haber vermeye mecburdur.Türk Ticaret Kanunu’nun 1292’nci maddesinde birden çok sigortanın ihbarı; 1348’nci maddesinde ise birden çok sigortanın çifte sigortanın çifte sigorta türüne has olarak ihbar külfeti düzenlenmiştir.62

Türk Ticaret Kanunu’nun 1292’nci maddesi ile 1348’ncci maddesine gore, sigorta ettirenin ihbar külfetinin doğumu için birden çok sigortanın varlığı; yani, aynı menfaatin aynı rizikolara karşı aynı himaye süresi için birden fazla sigortacıda sigortalanması şarttır.63

Her bilgi açıklaması yükümlülüğünde olduğu gibi, çifte sigortayı ihbar külfertinde de, sigorta ettirenin külfetin konusu olan husus hakkında bilgi sahibi olması şarttır. Sigorta ettirenin herhangi iki sigorta mukavelesinin akdedildiği hususunda bilgi sahibi olmasıyla ihbar külfeti doğmaz.64 Her kim ki müteaddit sigorta mukavelesinin varlığından haberdar olup da, bu mukavalelerin aynı manfaat ve tehlikeye taalluk ettiğini bilmiyorsa, birden fazla sigorta hakkında bilgi sahibi değildir.65

Sigorta ettiren çifte sigortaya sebebiyet verecek ikinci mukavelenin akdedilmesi hususunda sigortacı nezdinde icapta bulunduğu tarihte, bu icap sigortacı tarafından kabul edilmeden sigorta ettirenin ihbar külfeti doğmaz. Çünkü, kanun koyucu ona akdettiği sigorta mukavelelerini ihbar külfetinin yüklemiş olup; sigorta mukavelelerinin akdedilmesi hususunda bulunduğu icapları değil.66

II. İHBARIN ŞEKLİ

Kanun’da çifte sigortanın ihbar külfeti, her hangi bir şekle bağlanmamıştır.Binaenaleyh, ihbar, sözlü,telefonla,faxla, sigortacının e-mail adresine gönderilecek e-maille dahi yapılabilir. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu’nun çifte sigortayı düzenleyen 1292’nci maddesinin ikinci fıkrası ile 1348’nci maddesinin aksinin kararlaştırılabilmesi mümkün olduğundan, taraflar, yaptıkları mukavele ile her hangi bir şekli kararlaştırabilirler. Sigorta genel şartlarında, sigorta ettirenin ihbarının, noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla yapılabileceği öngörülmüştür. Ayrıca söz konusu hükümlere göre, taraflara imza karşılığında verilen mektup veya telgrafla yapılan ihbarlar da taahhütlü mektup hükmündedir. Şu hususu da belirtelim ki,bir sigorta mukavelesinin atıfta bulunduğu genel şartların şekle ilişkin her hangi bir hükmü ihtiva etmemesi durumunda, taraflar ihbarın belirli bir şekilde yapılmasını kararlaştırmışlarsa, öngörülen bu şekil, sadece mukavelenin tarafları arasında geçerli olur. Diğer mukavelenin tarafı olan sigortacı karşısında kararlaştırılan şekil bağlayızı değildir.67 Kanaatimizce , kanun koyucu tarafından ihbar için herhangi bir şekil şartı öngörülmemiş olduğundan , mukavelenin tarafları arasında tarafları zora sokacak bir ihbar şekli bağlayıcı olayacaktır. Zira, kanun koyucu ihbar için şekil şartı öngörmeyerek ihbarın kolaylıkla yapılmasını amaçlamıştır.Ancak taraflar ihbarın ayrıca bir isbat aracı olduğunu düşünerek ısbata yarar araçlar kullanmalıdır.

III. İhbarIN SÜRESİ

Ticaret Kanunu’nun 1348’nci maddesine gore, bir menfaatin aynı rizikoya karşı birden çok sigortacılara sigorta ettiren kimse, her bir sigortacıyı öteki sigortacılardan gecikmeksizin haberdar etmeye mecburdur.68 Doktirinde69 çifte sigortanın ihbarının bir yükümlülük olmayıp külfet olduğu için denizcilik sigortalarına karşı sigortada da (TTK mad.1348) farklı bir sonucun kabul edilmesinin haklı gösterecek bir sebebin olmadığı. Onun için, Türk Ticaret Kanunu’nun 1292’nci maddesinin son fıkrasının, denizcilik rizikolarına karşı sigortada da kıyasen uygulanması yönünde görüşlerde vardır .Kara sigortalarında denizcilik sigortalarına karşı sigortalardan farklı olarak sigorta ettirenin birden çok sigortayı riskin gerçekleştiğini öğrendikten sonraki 5 gün içinde ihbar etmesi kafi olup; daha önceden herhangi bir ihbarda bulunması gerekmez.70

IV. İhbar külfetİnİn İhlal edİlmesİnİn hüküm ve sonuçları

Mezkür ihbarın hiç yapılmaması; bir kere çifte sigortaın mevcut olduğu sigortalının haksız fayda elde etme kastının mevcudiyetine delalet eden bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir.71 Çifte sigorta dolayısıyla aşkın sigorta durumunun ortaya çıkmaması durumunda mezkür ihbarın hiç veya vaktinde yapılmamasının müeyyidesinin ne olacağı ise Kanun’da denizcilik rizikolarına karşı sigortalar bakımından ayrıca hükme bağlanmamıştır. Bu yüzden; ilk iki fıkrasında kara sigortası mahiyetindeki zarar sigortaları bakımından sigorta ettirene rizikonun gerçekleştiğini ve varsa yaptığı diğer sigorta sözleşmelerini; rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 5 gün içinde ihbar etme külfetini tahmil eden 1292’nci maddenin son fıkrasında bu külfetlerin ihlal edilmesi hakkında kusurun türüne göre öngörülmüş bulunan müeyyidelerin cari olacağını kabul etmek gerekir.72

§ 10 ZAMANAŞIMI

Çifte sigorta yasağının bulunmadığı hallerde hak sahipleri haklarını yasalarda öngörülen süreler içerisinde kullanmalıdır.

Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve sorumluluk sigortaları (TTK 1482) hariç olmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin talepler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK 1420). Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır(TTK 1420/2)73 Ceza hukuku konusu olan olaylarda ceza zaman aşımı hükümleri uygulanmalıdır. Ceza soruşturmasının olup olmadığı veya ceza davası açılıp sonuçlanmasının önemi yoktur. Önemli olan konunun ceza yargılamasına konu olabilecek bir olmasıdır.

Sorumluluk sigortalarında, sigortacıya yöneltilecek tazminat talepleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TTK 1482).Sigorta konusu olay, sigortalının sorumluluğunu doğuran olaydır. On yıllık zmanaşımı bu olayın meydana gelmesinden itibaren başlayacaktır. Sorumluluk sigortasında, zarar gören üçüncü kişinin sigortacıya doğrudan başvurma hakkı dikkate alınarak, sigortacıya karşı olan tazminat talebi Borçlar Kanunundaki zamanaşımı süresine tabi tutulmuştur. Zamanaşımı düzenleyen bu hüküm, aynı zamanda, sorumluluk sigortalarında rizikonun sorumluluğun gerçekleşmesi ile değil, sorumluluğa yol açan olayın meydana gelmesi ile meydana geldiği esasından hareket edilmiş olduğunu göstermektedir.74

§ 11 SONUÇ

Birden çok sigorta türlerinden biri olarak kabul edilen çifte sigorta yasa koyucu tarafından temelde geçerliliği kabul edilmemesine rağmen bazı ayrık durumlarda geçerlilik kazanacağına dair düzenlemeler yapılmıştır. Burada ki amaç, sigortalının, sebepsiz zenginleşmesine neden olmamakla birlikte aynı zamanda sigortacıların gerçekte sorumlu olmadıkları tazminat miktarını ödemesini engelleyerek hakkaniyete uygun bir sonuç doğurmaktır. Aksi durumda çifte sigorta her halde geçerli olarak kabul edilmiş olunsaydı, sigortalı zararından fazlasını sigortacılardan alacak, sigortacı ise sorumluluğundan fazla külfetle karşılaşacaktı. Bu durum elbette sigorta müessesesinin hedeflemiş olduğu amaca aykırılık oluşturacaktır.

Kaynakça

Bozer, A.(1999). Sigorta hukuku (Genel hükümler-Bazı sigorta türleri). Ankara

Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara

Can, M. (2007). Türk özel sigorta hukuku (Ders kitabı). Ankara

Çeker, M. (2016). 6102 Sayılıtürkticaretkanununa gore sigortahukuku. Adana

Kayıhan, Ş., Bağcı, Ö. (2016). Türk özel sigorta hukuku dersleri. Kocaeli

Kaner, İ.D. (2016).Sigorta hukuku.İstanbul

Kender, R. (2016). Türkiye’de hususi sigorta hukuku. İstanbul

Sayhan, İ. (2001). Sigorta sözleşmelerinin konusu. Ankara

Sinerji hukuk içtihat programı.

Şenocak, K. (2002).Çiftesigorta.Ankara

Ulaş, I. (1992). Uygulamalı sigorta hukuku mal ve sorumluluk sigortaları. Ankara

Ünan, S.(2016). Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul

Şeker Öğüz, Z., Kuyucu, A.S. (2011). Yeni türk ticaret kanununda sigorta hukuku. İstanbul.

Dipnotlar

  1. Şeker Öğüz, Z., Kuyucu, A.S. (2011).Yeni türk ticaret kanununda sigorta hukuku.İstanbul.s.96
  2. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta. Ankara. s. 1
  3. Can, M. (2004). Birden çok sigorta. Ankara. s.87
  4. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul. s. 199
  5. Şeker Öğüz, Z., Sevinç Kuyucu, A.(2011).Yeni türk ticaret kanununda sigorta hukuku.İstanbul. s.96
  6. Türk ticaret kanunu’nun 1465 maddesi gerekçesi
  7. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul.s. 209
  8. “Müşterek sigorta” tanımını, TTK. m.1466 hükümünden çıkarmaktayız.
  9. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta. Ankara. s. 16
  10. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta. Ankara. s. 17
  11. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta. Ankara. s. 17
  12. Sayhan, İ. (2001).Sigorta sözleşmelerinin konusu.Ankara.s.179
  13. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta. Ankara. s. 18
  14. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1463.maddesinde düzenlenmiştir.
  15. Şenocak, K. (2002).Çiftesigorta.Ankara. s.19
  16. Şenocak, K. (2002).Çiftesigorta.Ankara. s.47
  17. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1467.maddesinde düzenlenmiştir
  18. Şenocak, K. (2002).Çiftesigorta.Ankara. s.5
  19. Ticaret Kanunumuz müşterek sigortayı (md.1285), çifte sigortayı (md.1286) ve kısmi sigortayı (md.1287) düzenlemiştir. Ana kural, mal sigortalarında sigorta olunan değerin (menfaatin) sigorta bedeline denk olması gerektiğidir. TTK. nun 1286/1 nci maddesi gereğince, değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilemez, şayet sigorta ettirilmiş ise geçerlilik koşulları da aynı maddenin diğer fıkralarında açıklanmıştır. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olması ve sigorta bedelinin sigortalı menfaat değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir. Bu durumda, mahkemece, davalı sigorta şirketinin çifte sigorta savunmasının yukarıda açıklanan yasal mevzuata göre değerlendirilmesi, çifte sigorta nedeniyle ikinci poliçenin geçersiz olup olmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için gerektiğinde sigorta hukuku dalında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”Y.11. HD.25.01.2010, E. 2008/9581, K.2010/780. Çeker, M. (2016). 6102 Sayılı türk ticaret kanununa gore sigorta hukuku. Adana. S. 161
  20. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul.s.204
  21. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul.s.204.s.205
  22. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul. S.206
  23. Kender, R. (2016).Türkiye’de hususi sigorta hukuku. İstanbul.s. 322
  24. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul.s.207
  25. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1467’nci maddesinde düzenlenmiştir
  26. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1465’nci maddesinde düzenlenmiştir
  27. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1466’nci maddesinde düzenlenmiştir
  28. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.42
  29. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.225
  30. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.47
  31. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.61
  32. Ulaş, I. (1992). Uygulamalı sigorta hukuku mal ve sorumluluk sigortaları. Ankara.s.98
  33. Ulaş, I. (1992). Uygulamalı sigorta hukuku mal ve sorumluluk sigortaları. Ankara.s98
  34. Üçüncü hakem- bilirkişi raporunun iptalinin gerekip gerekmediği hususunda uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılması yoluna gidilmelidir.11.HD.E.1996/6295, K.1996/6884, T.15.10.1996 (YKD 1997,C,23,S.1.sh.54) Bozer, A.(1999). Sigorta hukuku(Genel hükümler-Bazı sigorta türleri).Ankara. s.102
  35. Bozer, A.(1999). Sigorta hukuku(Genel hükümler-Bazı sigorta türleri).Ankara. s.101, 102
  36. Kayıhan, Ş., Bağcı, Ö. (2016).Türk özel sigorta hukuku dersleri. Kocaeli. s. 85
  37. Bozer, A.(1999). Sigorta hukuku(Genel hükümler-Bazı sigorta türleri).Ankara. s.100, 101
  38. Can, M. (2007). Türk özel sigorta hukuku(Ders kitabı).Ankara.s.133
  39. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.155
  40. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.157
  41. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.158, 159
  42. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1467.maddesinde düzenlenmiştir
  43. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1468.maddesinde düzenlenmiştir
  44. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.61
  45. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.61,62
  46. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.62
  47. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1467.maddesinde düzenlenmiştir
  48. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.63
  49. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul. S.208
  50. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.65
  51. Can, M. (2007). Türk özel sigorta hukuku(Ders kitabı).Ankara.s.133
  52. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul.s.207
  53. Ünan, S.(2016).Türk ticaret kanunu şerhi altıncı kitap sigorta hukuku II. C. İstanbul. S. 207,208
  54. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.s.107
  55. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.107
  56. Kender, R. (2016).Türkiye’de hususi sigorta hukuku. İstanbul.s.325
  57. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.92
  58. Sayhan, İ. (2001).Sigorta sözleşmelerinin konusu.Ankara. s.184
  59. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.110
  60. Sayhan, İ. (2001).Sigorta sözleşmelerinin konusu.Ankara.s.184
  61. Sayhan, İ. (2001).Sigorta sözleşmelerinin konusu.Ankara.s.187
  62. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.193
  63. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.200
  64. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.202
  65. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.202,203
  66. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.202
  67. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.218
  68. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.s.123
  69. Şenocak, K. (2002).Çifte sigorta.Ankara. s.200
  70. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.s.123
  71. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.s.123
  72. Can, M. (2004). Birden çok sigorta.Ankara.s.123
  73. Kaner, İ.D. (2016).Sigorta hukuku.İstanbul.s. 67
  74. Kaner, İ.D. (2016).Sigorta hukuku.İstanbul.s. 67,68