HUKUKİ YÖNDEN KARŞILIKSIZ ÇEK
BİRİNCİ BÖLÜM
§ 1 ÇEKİN UYGULAMASININ TARİHSEL GELİŞİMİ
Tarihi açıdan bakıldığında çekin, kişilerin (kağıt hatta altın, gümüş gibi madeni paralarını muhafaza edilmek üzere belirli kimselere tevdi ettikleri ilk günlerden itibaren görülmeye başlandığını ve gelişerek günümüze kadar geldiğini söyleyebiliriz. Gerçekten önceleri sarraflara, daha sonraları ise teknik anlamda bankerler ya da bankalara tevdi olunan paranın sahibi, ihtiyaçlarına paralel olarak parasını tamamen veya kısmen bu kişilerden nakit olarak geri isteyebildiği gibi, bu parayı kendisine yahut üçüncü bir kişiye ait hesaba havale ettirebiliyor ya da alacaklısına, parasını tevdi ettiği kişiye hitaben yazılmış, ödeme emrini içeren bir senet teslim etmek suretiyle de bu para üzerinde tasarruf edebiliyordu. İşte son olarak anılan bu ödeme yöntemi için kullanılan senede, uluslararası ticarette ve hukukta verilen isim “çek” olmuştur. Böylece çek, bir kimsenin nakit kullanmak zorunda olmaksızın, belirli kişiler nezdinde ki mevcudu (karşılığı) üzerinden ödeme yapmasına imkan sağlayan bir araç olarak görev ifa etmeye başlamış ve kullanımı yaygınlaşarak günümüze kadar ulaşmıştır.1 Günümüzde ise çek’e, işlevinden dolayı, benzer senetlere göre daha ayrıcalıklı koruma tedbirleri alınmıştır. Tarihsel süreçte, çek’e ayrı bir önem izafe edilmesinin öncelikli nedenlerinden birisinin, çek’in iktisadi mahiyetinin yanında, çek kullanılmasının taraflara sağlamış olduğu faydalar olsa gerek.
Çek Yasası 3 Nisan 1985 tarihinde yürürlüğe girinceye kadar karşılıksız çeklerin cezalandırılması hakkında özel hükümler bulunmamakta idi. Büyük Millet Meclisi bir yorum kararı ile karşılıksız çek keşidesinin kasıt olduğu takdirde dolandırıcılık hükümlerine tabi olacağını kabul etmiş, mahkemeler Türk Ceza Kanunu’nun 503 vd. maddelerindeki unsurların bulunması halinde karşılıksız çek çekeni cezalandırmıştır. Ancak dolandırıcılık oluşması için çek hamilinin zarara uğraması yanında, keşidecinin de karşı tarafın hulus ve saffetinden yararlanarak, bir takım hile ve sanialar yaparak onu kandırmış olması gerekmektedir (TCK.503)2. Bütün bu unsurların bir araya gelmesi çok nadir rastlanan bir hal olduğundan, ceza hükmünün uygulanması, istisnai bir hal almıştı. Özellikle, ileri tarihli çeklerde, dolandırıcılık hükümlerinin uygulanması, hemen hemen tamamen imkansızlaşmıştı. Bu durum, tabiatıyla, çeke olan güveni büyük ölçüde sarsmaktaydı.3
Buna karşı, bir reaksiyon kanunu olarak çıkarılan Çekle ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek hamillerinin Korunması Hakkında Kanun(3167 sayılı Kanun), ağır cezai müeyyideler ihtiva etmesine rağmen, karşılıksız çek düzenlenmesini önleyemediği gibi, getirdiği formalitelerin çokluğu ve karmaşıklığı yüzünden, yargıda gerçek anlamda tıkanmalara yol açmıştı. Yeniden kanun değişikliği yoluna gidildi ve 5941 sayılı Çek Kanunu getirildi.20 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren bu Kanun’un da karşılıksız çek sayısında olağanüstü artmalar olmasını engelleyemediği zamanla görüldü.4
§ 2 ÇEKİN BENZER TİCARİ SENETLERDEN FARKLARI
Tıpkı poliçe gibi, çek de, bir tedavül senedidir. Ancak, bu benzerliğe karşılık, çek, poliçe gibi bir kredi vasıtası olmayıp, “ödeme vasıtasıdır. Poliçe ile çek arasındaki hukuki farklılıklara, iktisadi mahiyetleri yönünden, aralarındaki bu farklılık sebep olmaktadır.5
Bununla birlikte çek ile poliçe arasında özellikle şu farklılıklar görülür:6
(1) Çekte muhatap, ancak bir banka olabilir (TK 782/1,815).Bu kurala uyulmaksızın diğer bir gerçek veya tüzel kişi üzerine çekilen çek, yalnızca havale hükmünde sayılmıştır(TK 782/2).
(2) Poliçenin aksine çekte “kabul” yoktur.Bu nedenle, çek hakkında kabul işleminin yapılamayacağı ve çek üzerine düşülmüş bir kabul kaydının yazılmamaış sayılacağı öngörülmüştür.(TK 784).
(3) Kanunen emre yazılı bir senet olarak düzenlenen çek, üzerinde yer alacak açık bir kayıt ile nama düzenlenebileceği gibi, poliçeden (ve bonodan)farklı olarak hamiline de düzenlenebilir.(TK 785).Bu nedenledir ki çekte lehtarın belirtilmesi zorunlu bir şekil şartı olmayıp, kimin lehine düzenlendiği gösterilmeyen çek, hamiline yazılı kabul edilir(TK 785/3)
(4) Poliçenin (ve bononun)vadesinde ödenmemesi sadece hukuki sorumluluk açısından bazı sonuçlar doğururken, süresinde ibraz edilen bir çekin karşılıksız çıkması, ayrıca bir idari yaptırıma da tabi tutulmuştur.(Çek K 5/1)
(5) Öte yandan çek , diğer kambiyo senetlerinin aksine ilke olarak kredi değil, bir ödeme aracı olduğundan , çekin bir borcun ifası amacı ile düzenlendiği karine olarak kabul edilir. Bu nedenle anılan karinenin aksini, yani çekin ödeme dışında başkaca bir amaçla verildiğini, iddia sahibi ispatlamakla yükümlüdür.
§ 3 ÇEKİN BENZER TİCARİ SENETLERLE ORTAK ÖZELLİKLERİ
Türk Ticaret Kanunu’nda, çeke ilişkin özel durumlar, çek hakkında ki üçüncü kısımda düzenlenmiş; buna karşılık, lüzumsuz tekrarlara yol açmamak için, poliçeyle mahiyet birliği gösteren hususlarda, sadece atıfta bulunmakla yetinilmiştir. Poliçeyle ilgili hangi hükümlerin çeke uygulanacağı ise, 818’inci maddede ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir.7 Çekin, poliçe ile benzerlik gösterdiği hususlardan dolayı poliçeye ait özellikler çekte de uygulama alanı bulmuştur.
§ 4 KARŞILIKSIZ ÇEKİN HUKUKİ NİTELİĞİ
I- Karşılıksız Çek
A. Genel Olarak
Çek Kanunu’na göre, bir karşılıksız çekten söz edebilmek için, bazı şartların biraraya gelmesi icap etmektedir. – Bir defa, her şeyden önce, bütün şekil şartları tamam bir çekin mevcudiyeti gereklidir.(TTK 780, 781), ikinci olarak, bu çek, ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmiş bulunmalıdır.(TTK 796). –Üçüncü husus, bu ibraz anında, muhatap bankadaki çekle işleyen hesapta karşılığın (TTK 783) kısmen veya tamamen bulunmamasıdır. Dördüncü olarak da, bu keyfiyetin banka tarafından çek üzerine yazılması gerekir.(ÇK 7/4)8
1. Şeklen Tam Bir Çekin Varlığı
Bir senedin “hukuken karşılıksız çek” olarak nitelendirilmesi için herşeyden önce o senedin Türk Ticaret Kanunu’nun 780-782.maddeleri uyarınca çek hükmünde sayılması gerekir.Nitekim, bir senedin Türk Ticaret Kanunu’nun öngördüğü zorunlu veya altarnatifli zorunlu unsurlardan birisini dahi hiç ya da kanun koyucunun öngördüğü şekilde taşımayarak “çek” hükmünde sayılmadığı durumlarda “karşılıksız çek” söz konusu olmaz.Bu gibi durumlarda , muhatap banka, ödenmeme nedeni olarak senedin üzerine karşılığının bulunmaması değil, unsurlardan birinin eksikliğini yazmalıdır.9
Geçerli şekilde bir çek oluşturmanın bir şartı da, çeke yazılması kanunen izin verilmeyen bir unsurun yazılmamış olmasıdır. Diğer bir ifade ile çeke kanunen caiz olmayan bir unsurun yazılmış olması durumunda, örneğin çek bedelinin ödenmesi şarta bağlanmışsa (satım konusu malların teslimi halinde veya kiralanın teslimi halinde ödeyiniz ibi), ödemenin kayıtsız şartsız olmasına ilişkin zorunlu unsura aykırı olduğundan, senet çek sayılmaz.10
2. Çekin “İbrazı Anında” Karşılığının Bulunmaması
Çek muhatap bankaya ibraz edildiği zaman, çekin ait olduğu hesapta çek bedeli kadar karşılığının bulunması gerekir.
Karşılığın, bulunmaması, birçok sebepten kaynaklanabilir:
• arşılıksızın en çok rastlanan klasik şekli, hesapta ödemenin yapılmasına yetecek paranın bulunmamasıdır. Karşılıksız kalan kısım, çok cüz’i de olsa, sonuç değişmez.11
• Çeki düzenleyenin (keşidecinin), muhatap bankada, hatta aynı şubede, fakat çekle işleyen hesabında değil de, başka bir hesabında parasının bulunmakta olması, karşılıksız durumunu etkilemez.Çek yine karşılıksızdır.Meğer ki, bankaya virman yapabilmek yetkisi verilmiş bulunsun.12
• Hayali (mefhum)bir kimse adına açılmış bulunan hesap üzerine çekilen çekin de, karşııksız kalması mümkündür.13
• Çek hesabının, ibrazdan önce kapatılmış bulunması halinde, çek karşılıksız kalacaktır.14
• Keşidecinin, muhatap nezdindeki çekle işleyen hesabı üzerine “icrai haciz)konulmuş bulunması halinde, çek karşılıksız kalabilir.15
Çek bedelinin karşılığının bir kısmının çekle işleyen hesapta bulunulduğu durumunda çekte kısmi ödemenin varlığı kabul edilir. Yetkili hamil kısmi ödemeyi reddedemez(TK.818/I-h; TK.621/II).
Yalnız, çek bedelinin hesapta karşılığının hiç olmadığı ya da kısmen bulunduğu durumlarda bile muhatap bankanın hamile ödemekle yükümlü olduğu yasal garanti miktarı nedeniyle çek bedelinin tamamen hamiline ödeneceği durumlarda çek karşılıksız çek hükmünde sayılmaz. Nitekim Çek Kanunu’nun 3/2.fıkrasında “karşılıksızdır” işleminin muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanmayan kısmıyla sınırlı olarak yapılacağı öngörülerek bu husus doğrulanmıştır. Ancak, çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde muhatap bankaya ibraz edilmediği durumlarda muhatap bankanın yasal garanti miktarına ilişkin sorumluluğunun sonra ereceği unutulmamalıdır (ÇK.md. 3/9).16
3. Çekin “İbraz Süresi” İçerisinde Bankaya İbraz Edilmiş Olunması
5941 sayılı Çek Kanunu’na 6273 sayılı Kanunla eklenen geçici maddenin 5.fıkrasında, ileri tarihli çeklerin, 31.12.2017 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz sayılacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla, çekin ödenmek üzere muhatap bankaya, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibraz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, çekin erken ibrazı geçersiz olduğundan, banka çeke hiçbir işlem yapmadan hamile iade eder.17 Yüksek mahkeme kararlarıyla da bu hususta içtihatlar oluşturulmuştur.18
Çeke karşılıksızdır işleminin yapılmasına ilişkin diğer bir şart da, çekin TTK m.796 hükmünde öngörülen süreler içinde muhatap bankaya veya takas odasına ibraz edilmiş olmasıdır.19 Kanunun bu kısmında gösterilen süreler hesap edilirken bunların başladığı gün sayılmaz (TTK 817). Onun için çekin düzenlendiği tarihten sonraki gün ibraz süresinin hesaplanmasında dikkate alınmalıdır. Kanunen belirli olan süreler içinde çekin ibrazı ve protesto edilmesi veya buna denk gelen bir belirlemenin yapılması, bir devletin mevzuatı veya herhangi bir mücbir sebep gibi aşılması imkânsız bir engel nedeniyle gerçekleştirilmemişse, bu işlemler için belirli olan süreler uzar. Hamil mucbir sebebi gecikmeksizin kendi cirantasına ihbar etmeye ve bu ihbarı çeke veya alonja kaydedip, bunun altına, yerini ve tarihini yazarak imzalamakla zorunludur.723’üncü madde hükümleri burada da uygulanır. Mücbir sebebin ortadan kalkmasından sonra hamil, çeki gecikmeksizin ödeme amacıyla ibraz etmek ve gereğinde protesto veya buna eş değerde bir belirlemeyi yaptırmak zorundadır. Mücbir sebep, ibraz süresinin bitiminden önce olmak şartıyla, hamilin bu sebebi kendinden önce gelen borçluya ihbar ettiği günden itibaren onbeş günden fazla devam ederse, çekin ibrazına veya buna eş değerde bir belirlemeye gerek kalmaksızın başvurma hakkını kullanabilir. Hamilin veya çeki ibraz etmekle, protesto çekmekle ya da aynı nitelikte bir belirlemeyi yaptırmakla görevlendirdiği kişinin, sadece kendileriyle ilgili olgular mücbir sebep sayılmaz.(TTK 811).
II. Çekin Ödenmemesi Halinde Muhatap Banka Tarafından Yapılacak İşlemler
Çek Kanunu’nun “İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası” başlıklı 3’ncü maddesinde,(1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.(2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
Bankalar süresi içinde ibraz edilen ve karşılığı bulunan geçerli çekleri ödeme yükümlüğü altındadır. Çekin karşılığı yoksa bankanın ödeme yükümlüğü de yoktur. Bankalar diğer çok çeşitli nedenlerle de- ödeme yasağı, ihtiyati tedbir, hesap üzerinde rehin veya ihtiyati haciz vs. karşılığı olan çekleri de ödememekte ve ödememe nedenini çek arkasına yazarak hamile iade etmektedirler. Çek yasası “karşılıksız” şerhi konulan çeklerle ilgili olarak ceza tehdidi altında bankalara – keşideciye düzeltme ihtarı; T.C Merkez Bankasına bildiri, savcılığa duyuru, yasaklı kişilere çek hesabı açmama ve çek karnesi vermeme, karşılıksız çeki belli tutara kadar ödeme-çeşitli yükümlülükler getirmiştir. Muhatap banka çekin üzerine ve hesap kartonuna çekin ibraz tarihini, gün ve saat olarak yazmalı ve böylece aynı gün hesaba para yatırılması halinde yine saatin belirtilmesiyle ibraz anında paranın hesapta bulunmadığını tevsik etmelidir. Muhatap bankanın bu yükümlülüğü, çekin bankanın hesabın açıldığı şubesine ibrazında olduğu kadar diğer herhangi bir şubesine ibrazı ve provizyon sorulması halinde de vardır.20
Çeke uygulanması gereken ibraz süreleri Türk Ticaret Kanunu’nun 796. Maddesinde gösterilmiştir.
(1) Bir çek düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
(2) Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu bakımdan, bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdeniz’e sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdeniz’e sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkrada yazılı süreler, çekte yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar.
İbraz süreleri ile ilgili olarak “aynı yer” kavramının tespiti her zaman kolay değildir. Özellikle büyükşehir belediye sınırları içerisinde yer alan ilçeler açısından aynı yer kavramının ne şekilde ele alınacağı belirlenmelidir.6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediye yerlerinin sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiğinden büyükşehir belediye sınırları içerisinde yer alan ilçelerin tamamının aynı yerler olarak nitelendirilmesi söz konusu olacaktır. Bu sebeple Erzurum Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde yer alan Yakutiye ile Palandöken veya İspir ile Tortum ilçeleri aynı yer olarak nitelendirilir.21
§ 5 ÇEK HAMİLİNİN MÜRACAAT HAKKI
Gerek düzenleyen, gerek cirantalar ve avalistler kendilerinden sonra gelen hak sahiplerine çekin ödeneceğini bir anlamda garanti etmiş durumdadırlar. İşte bu nedenledir ki, kanun koyucu süresinde ibraz edilmiş olmasına rağmen karşılığı bulunmaması nedeniyle ödenmeyen çeklerden dolayı hamile, tüm sorumlulara karşı başvurma hakkı tanımıştır. (TK 808 vd.). Aynı imkâna, bu sıfatından dolayı kendisine başvurulması üzerine çek bedelini (rızaen ya da dava veya icra yolu ile)ödeyen düzenleyen dışındaki başvuru borçluları da sahiptir.(TK 818/1-(1),726). Bu olasılıkta başvuru borçluları kendilerine başvuran hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu tutulmuşlardır. (TK 818/1-(k),724). Dolayısıyla hamil, bu kişilerin çekten dolayı borçlanmalarındaki sıra ile bağlı olmaksızın herhangi birine, bazılarına, ya da hepsine birden başvurabileceği gibi (TK. 724/2), yalnız birine başvurması- zamanaşımı süresi içerisinde olmak kaydı ile diğer borçlulara veya ilk başvurduğu kişiden sonra gelenlere yönelik başvurma hakkının kaybına neden olmaz (TK 724/4). Başvurma hakkı kapsamında çeki ödemiş bulunan sorumlulardan herhangi birisi de, kendisinden önce gelenlere aynı şekilde başvurma hakkına sahiptir. (TK 724/3)22
Elbette çeki elinde bulunduranın yetkili hamil olması gerekir. Hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. Çekin bankaya ibrazından sonra ciro silsilesinde olmayan yetkili hamil değildir.23
I. Genel Olarak
Müracaat hakkının kullanılabilmesi, birtakım “maddi ve şekli şartların” bir araya gelmesine bağlıdır. Önce, müracaat hakkının doğması lazımdır. Bu hak doğmalıdır ki, kullanılabilsin. Doğan hakkın kullanılabilmesi ise, belli şekil şartlarına tabi kılınmıştır.24 Kanaatimizce, şekil şartlarının bir kısmı, aynı zamanda, ispat aracı olarak da değerlendirileceğinden, birçok fonksiyon özelliği de taşımaktadır.
A. Müracaat Hakkının Kullanılabilmesinin Hukuki Şartları
1.Maddi Şartlar
Maddi şartları alelade çekler de ve mahsup çeklerde olmak üzere iki kısımda ele alabiliriz.
a) Alelade Çeklerinde
Alelade çeklerde, müracaat hakkını kullanılmasını maddi şartı, senedin “ödenmemesidir”. Çek, “süresi içinde” ibraz olunduğu halde, tamamen veya kısmen ödenmediği takdirde, hamilin müracaat hakkını kullanmasına ilişkin maddi şart gerçekleşmiş olur(TTK 808)25
b) Mahsup Çeklerinde
Mahsup çekinde, müracaat hakkını kullanılmasının maddi şartlarını teşkil eden bu durumlar şunlardır:26
(aa) Hesaba geçirilmek üzere olan bir çekte, muhatap, iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa bile ödemelerini tatil etmiş yahut aleyhine yapılan herhangi bir icra takibi semeresiz kalmışsa, hamil tarafından, çek bedelinin nakten ödenmesi istendiğinde, bu ödemenin yapılmamış olması(TTK 806);
(bb) Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen bir çekte, muhatabın çek bedelini kayıtsız ve şartsız alacak olarak hesaba geçirmekten kaçındığının ispat edilmiş olması(TTK 807);
(cc) Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çekin ibraz edildiği ödeme yerindeki takas odasının, bu çekin, hamilin borçlarına mahsup kabiliyetini taşımadığını beyan etmiş bulunduğunun ispat edilmiş olması.(TTK 807)
2. Şekli Şartlar
Türk Ticaret Kanunu’nun 808’nci maddesinde, zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe halinin üç şekilde olduğuna değinilmiştir. Bunlar; resmi belge olarak kabul edilen protesto ile, Muhatap tarafından, ibraz günü gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanıyla, bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği halde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla. Bu hallerin varlığı durumunda müracaat hakkının kullanılabilmesinin şekil şartları gerçekleşmiş olmaktadır.
a) Durumun Protesto Varakası İle Tespiti
Çekin ödenmediği, bono ve poliçelerde olduğu gibi protesto ile tespit edilebilir (TK. 808/I-a). Ticaret Kanunu’nun 818.maddesinin yollaması nedeniyle poliçenin protestosu hakkındaki hükümler, çek hakkında da uygulanır. Bu bakımdan çeklerin ödenmemesine ilişkin protestolar (ödememe protestosu) şekil ve içerik bakımından poliçelerdeki gibidir.27
b) Durumun Muhatabın Beyanı İle Tespiti
Çekin ödenmediği, yani ödemeden imtina keyfiyeti, muhatap tarafından, ibraz günüde gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli beyanla (Vorlegunsbeschenigung, ibraz beyanı)tespit edilir.(TTK 808/I/b).Muhatabın bu beyanı, protesto ile aynı sonucu yaratır.28 Burada, protestonun aksine, resmi bir belge değil, sadece bir tespit(muhatabın yaptığı tespit) söz konusudur (Privaturkunde).”İbraz beyanı”, senedin “ibraz edildiği” ve “ödenmediği” vakıalarını doğrulamaktadır. Bu beyanın “yazılı” olması şarttır; altı da “imzalanmalıdır”. Sadece, kaşe basılması yeterli değildir. Beyanda, çekin muhataba “ibraz edildiği tarih” de mutlaka gösterilmelidir. Çekin, ödenmek üzere zamanında ibraz edildiğinin yazılması yeterli değildir. Beyanın altındaki imza bankanın yetkili elemanınca atılmış olmalıdır. Beyan “çekin üzerine” (TTK 808/b) yazılacaktır. Bu açıdan, çekin ön veya arka yüzünden yararlanılmış olması arasında fark yoktur. Ancak, Çek Kanunu’nda, söz konusu beyanın çekin arka yüzüne yazılacağı söylenmiştir. Çek Kanunu, Türk Ticaret kanununa göre “özel kanun” niteliği taşımaktadır.29
c) Durumun Takas Odasının Beyanı İle Tespiti
Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer (TTK 798).Yetkili hamil çeki takas odasına verir ve takas odası tarafından çekin ödenmediği tespit edilebilir.
B. Muracaat Hakkının Kapsamı
Hamil başvurma yolu ile çekin ödenmemiş olan bedelini, protestonun ve buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir (TTK 810)
Senet bedelini ödeyen bir başvuru (müracaat) borçlusunun, bu ödemeden sonra, kendinden önce gelen müracaat borçlusuna başvurusu( Einlösungssrückgriff) ise, poliçeye ilişkin 726’ncı maddeye atıf yapılarak, düzenlenmiştir (TTK 818/1/1)30
C. Müracaat Hakkının Düşmesi
Yetkili hamilin, müracaat hakkını kullanabilmesi için aranan maddi ve şekli şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini izah etmiştik. İzah edilen maddi ve şekli şartlarda noksanlık bulunması halinde yetkili hamil müracaat hakkını kullanamayacaktır. Hamil, müracaat hakkı düşmüş olacağından artık genel hükümlere göre talepte bulunabilecektir. Zira artık çek kendine özgü vasfını yitirecektir.
§ 6 ÇEK KANUNUNA GÖRE KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEMESİNİN SONUÇLARI
Çek Yasası, karşılıksız çek çekme halinde Ticaret Kanununda öngörülen hukuki sonuçlara dokunmamış, buna karşılık keşideci için çek karnelerini tüm bankalara iade etme, yeni çek çekmeme, karşılıksız çeki ödemek istemesi halinde %10 tazminat ve gecikme faizi gibi yükümlülükleri yerine getirmelidir.31 Cirantaların çek tazminatından sorumluluğu bulunmamaktadır.32
Mahkeme, karşılıksız çek için adli para cezasının yanı sıra, ÇK m. 5 fık.4 hükmü uyarınca, ayrıca güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmeder. Ancak, daha önce soruşturma evresinde sulh veya ceza hakimi veya kovuşturma safhasında mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmişse, mahkeme adli para cezasının yanı sıra, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının güvenlik tedbiri olarak devamına hükmeder. Bu durumda, çekin karşılıksız çıkması halinde, güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, soruşturma safhasında C. savcısının talebi üzerine; kovuşturma aşamasında ise resen mahkeme tarafından verilir.33
Çek Yasası karşılıksız çek çekilmesi halinde – nedeni ne olursa olsun – çek karnelerinin mutlak iadesini öngörmektedir. Keşidecinin düzeltme hakkını kullanarak yeniden çek keşide etme hakkını elde etmesi, çek karnelerinin iade edilmemesi nedeni olamaz. Bankalar çek karnelerini iade eden, ancak düzeltme hakkını kullandığı için tekrar çek keşide edebilecek duruma gelen müşterilerine, dilerse yeniden çekle işleyen hesap açabilecekler ve çek karnesi verebilecekler – hata en karşılıksız çek çekmede olduğu gibi- dilerse yeniden risk altına girmeyi uygun görmeyerek çek karnesi vermekten imtina edebileceklerdir.34 Düzeltme hakkını kullanan keşidecinin, düzeltme hakkını kullandığını banka ivedilikle Merkez Bankasına bildirmelidir. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen banka keşideciye tazminat ödemek zorunda kalabilir.35
Karşılıksız çek çeken hakkındaki dava devam ederken çek bedeli ve ferilerini ödediği halde davanın düşmesi veya dava kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılması ile çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılmaz ise(ÇK 6/1). Cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl, her halde Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, kaydın girildiği tarihten itibaren her halde on yıl geçmesiyle, Türkiye Cumhuriyeti merkez bankası tarafından re ’sen silinir ve bu işlem ilan olunur. Aksi durumda karşılıksız çek keşide eden kişinin yasaklılığı devam eder, çek hesabı açamaz ve çek keşide edemez.
Çek Kanunu karşılıksız çek çekme halinde bankalar içinde sorumluluk getirmiştir. Muhatap banka maddi ve şekli sağlara vakıf her çek yaprağı için yetkili hamile dönem dönem değişen miktarda ödeme yapmak zorundadır.
Mezkur ödemenin sebebi, bankaları, çek hesabı açıp, çek defteri verirken, hesap sahibinin ahlaki, sosyal ve ekonomik durumu hakkında iyi araştırma yapmaya yöneltmektedir. Özellikle, küçük sermayeli AO ve LO’lar ile vakıflar ve dernekler bakımından bankalar dikkatli olmak zorundadır. Çek K m.3, f. 2, özene ilişkin Çek K m.2,f.1’in somut bir uygulamasıdır. Çünkü, yirmi yapraklı bir çek defterinde bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar 20.000,00 TL’ye ulaşabilir. Bankaların ödemekle olduğu bu parayı “özen ikaz akçesi” diye adlandırabiliriz.36
§ 8 TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEMESİNİN SONUÇLARI
Türk Ticaret Kanunu’nun 783’ncü maddesinde karşılıksız çek ile ilgili özel bir düzenleme yapılmıştır. Madde gereğince: karşılıksız çek düzenleyen muhatap nezdinde çekin karşılığı kısmen veya tamamen karşılıksız kalması halinde karşılıksız kalan kısmın yüzde onunu ödemekle yükümlüdür.
Bu tazminat bir nev’i medeni ceza”dır; bu sebeple de, ödenmesi için hamilin zarar görmüş olması ve keşidecinin kusuru aranmayacaktır.37
Ayrıca, keşideci, hamilin bu yüzden uğradığı zararı tanzim eder.
Hamilin Türk Ticaret Kanunu’nun 810’uncu maddesine dayanarak isteyebileceği gecikme faizi (TTK 810/1/b; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’da Değişiklik Yapılması hakkında 4489 sayılı Kanun, 1,2), kendisinin uğradığı zararları karşılamadığı takdirde, arada ki farkı da, keşideciden, ayrıca talebe hakkı vardır(TTK 783/3).Hamilin, bu şekilde, zarar ziyan talebinde bulunabilmesi, yine keşidecinin kusurlu olmasına bağlı değildir. Yegane aranılacak husus, hamilin zararının, keşidecinin karşılıksız çek çekmesiyle “uygun illiyet bağı” kavramı içinde birbirine bağlanabilmesidir.38
İbraz ettiği çekin karşılıksız çıkması halinde, hamilin, müracaat borçluları gurubunda yer alan herhangi bir borçludan, Türk Ticaret Kanunu’nun 810’uncu maddesinde gösterilen ilavelerle birlikte isteyebileceği senet bedelini, icra yoluyla takip ve tahsil etmesi mümkündür. Keza, hamilin, keşideciden talepte bulunduğu veya keşideci aleyhine icrai takibat yaptırdığı durumlarda da, bu meblağa 783’üncü maddenin 3’üncü fıkrasındaki ilavenin de yapılmasını isteme hakkı vardır.39
§ 9 YETKİLİ MAHKEME
Burada karşılıksız çeki hukuki yönden incelediğimizden dolayı cezai açıdan yetkili mahkemelerini incelemeyeceğiz. Ancak, her ne kadar bu çalışmamızda hukuki yönden karşılıksız çeki incelemiş olmakta, çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağının yetkili mercilerini incelemekte fayda bulunmaktadır.
Çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı, karşılıksız çek hamilinin istemi üzerine Cumhuriyet Savcısı tarafından konulur. Çek K, hamile kolaylık sağlamak için, bir savcıyı yetkili kılmakla yetinmemiş, bu yetkiyi birçok savcıya vermiş ve hamile kendisi bakımından en kolay ulaşılabilir savcıya başvurma olanağı bahsetmiştir. Buna göre hamil, yasak kararı aldırmak için (a) tahsil için çekin ibraz edildiği, (b)çek hesabının açıldığı şubenin bulunduğu, (c) çek hesabının sahibinin yerleşim yerinin veya (d) hamilin yerleşim yerinin bulunduğu yerin savcısına başvurabilir (Çek K m.5,f.1)40
Diğer yandan, hamil, çek, maddi ve şekli şartlarını koruduğu sürece kambiyo evraklarına özgü takiplerdeki yetki kuralları çerçevesinde belirlenecek, yetkili mahkemeler ve icra daireleri talepte bulunabilecektir. Maddi ve şekli şartları koruyamayan çek artık çek vasfını yitireceğinden, genel yetki kuralları çerçevesinde belirlenecek mahkemeler ve icra daireleri yetkili olacaktır.
§ 10 ÇEKTE ZAMAN AŞIMI
Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK 814/1).
Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar(TTK 814/2)
Şüphesiz zamanaşımı süresine dair bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle hamilin başvurma hakkını kaybetmemiş olması şarttır. Dolayısıyla çekin – mücbir sebeplere ilişkin TK 811/1 hükmü saklı kalmak kaydı ile – süresinde ibraz edilmemiş ya da ibraza rağmen – yine mücbir sebeplere yönelik TK 811/4 hükmü ile protestodan muafiyet kaydı hariç (TK 818/1-(i),722)- ödenmeme durumunun TK 808’de öngörülen yollardan biri ile tespit ettirilmemiş olması olasılığında çeke özgü başvurma hakkı da kaybedileceğinden, artık buradaki üç yıllık sürenin uygulanması da söz konusu olmayacaktır.41
İKİNCİ BÖLÜM
§ 11 ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMA YASAĞININ KALDIRILMASI
Çek Kanunu’nun 6’ncı maddesinde çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılması hususu düzenlenmiştir. Madde de aranan şartlar meydana geldiği takdirde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı Cumhuriyet savcısı tarafından kaldırılır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırıldığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.
a) Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,
b) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, karar verilir.
I. Karşılıksız Çek Tutarının Ve Eklerinin Tamamen Ödenmesi
Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödenmesi hâlinde.(ÇK 6/1)
II. Çek Hamilinin Talebini Geri Alması Halinde
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının verildiği yer Cumhuriyet başsavcılığına başvurularak talebin geri alınması hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır (ÇK 6/2). Bu halde halde şikâyetçi hamilin talebini geriye alması aynen çek bedeli ferileri ile birlikte ödenmiş gibi sonuç doğuracaktır. Çek bedelinin ödenip ödenmemesinin önemi bulunmamaktadır.
III. Cezanın Tamamen İflas Edilmesinden Ve Kanunda Öngörülen Sürenin Geçmesinden Sonra
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, kaydın girildiği tarihten itibaren her hâlde on yıl geçmesiyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından resen silinir ve bu işlem ilân olunur (ÇK 6/3).
§ 12 SONUÇ
Çek mevzuatıyla ilgili düzenlemeler yapılırken, çekin karşılıksız kalması durumunda çek, çekenler için ağır müeyyide getirilerek, karşılıksız çek çekme engellenmek istenmiştir. Ancak düzenleme yapılırken ülke gerçeklerinin yeterince dikkate alınmamıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde karşılıksız çek çekmeye uygulanan hapis cezasının kaldırılması, karşılıksız çek çekme sayısını eskiye göre daha fazla artırmış, çeke karşı duyulan güveni azaltmıştır. Çek artık bono gibi alelade kambiyo evrakı vasfına bürünmüştür. Bunun sonucu olarak karşılıksız çek çekmeye ilişkin yeniden hapis cezası müeyyidesi getirilmiştir.
Karşılıksız çek çekmeye ilişkin yeniden hapis cezası uygulaması getirilmiş olunması karşılıksız çek çekme fiilinin azalmasına neden olacak, çeke karşı olan güven duygusu artıracaktır. Kanaatimizce, karşılıksız çeke ilişkin hapis cezası uygulaması yerinde bir uygulama olsa da temel sorunları çözmeyecektir. Karşılıksız çek çekme sonuçtur. Asıl olan ise çekin bankalar tarafından gerekli özen gösterilmeden rahatlıkla müşterilerine verilebiliyor oluşudur. 10.000,00 TL sermayesi olan bir Limitet şirkete 20 yaprak çek verilebilmektedir. Kaldı ki şirket kuruluşlarının çok kolay oluşu ya da şahısların vergi mükellefi olmalarında ciddi hiç bir kriterin aranmaması diğer nedenler arasında sayılabilir. Bu nedenler çoğaltılabilir. Bahse konu şartlarının çok katı bir şekilde uygulanması elbette çekin iktisadi vazifesinden dolayı olumsuz sonuçlarda doğurabilecektir. Bu aşamada sermaye şirketi ve adi şirket kuruluşları ile vergi mükellefiyeti olma şartlarının ciddi anlamda hukuki ve ekonomik temellere oturtulması karşılıksız çek çekme fiilini azaltacaktır.
§ Kaynakça
Bozer A., Göle C.(2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara
Ülgen H., Helvacı M, Kendigelen A, Kaya A. (2015) . Kıymetli evrak hukuku. İstanbul
Poroy R, Tekinalp Ü .(2013). Kıymetli Evrak Hukuku Esasları. İstanbul
Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara
Pulaşlı H.(2017). Kıymetli evrak hukukunun esasları. Ankara
Pulaşlı H.(2010). Çek hukuku ve ilgili mevzuat. Ankara
Reizoğlu S. (1998).Türk hukukunda ve bankacılık uygulamasında çek. Ankara
Kayıhan Ş., Yasan M.(2013).Kıymetli evrak hukuku. Ankara
Karahan S., Arı Z., Bozgeyik H., Saraç T., Ünal M. (2015). Kıymetli evrak hukuku. Konya
Sinerji mevzuat ve içtihat programı.
Dipnotlar
- Ülgen H, Helvacı M ,Kendigelen A , Kaya A .(2015) . Kıymetli evrak hukuku. İstanbul. s. 232 ↩
- Reisoğlu S.(1998).Türk hukukunda ve bankacılık uygulamasında çek.Ankara.s.346 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara. s.308 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara. s.308, 309 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara. s.234 ↩
- Ülgen H, Helvacı M ,Kendigelen A , Kaya A .(2015) . Kıymetli evrak hukuku. İstanbul. s. 233,234 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara.s.329 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara.s.309 ↩
- Bozer A., Göle C.(2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara. 405 ↩
- Pulaşlı H.(2017).Kıymetli evrak hukukunun esasları. Ankara. s.404 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.311 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.311 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.311 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.311 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara.s.311 ↩
- Bozer A., Göle C.(2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara. 407 ↩
- Pulaşlı H.(2017).Kıymetli evrak hukukunun esasları.Ankara. s.405 ↩
- Sinerji mevzuat ve içtihat programı. “20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 3/8. maddesi "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanunu'nun 707. maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması halinde, bu çek ile ilgili olarak hukuki takip yapılamaz, ileri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukuki takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır." hükmünü içermektedir. Bu düzenlemenin dayandırıldığı gerekçede, "ileri düzenleme tarihli çekin üzerinde yer alan tarihten önce. bankaya ibraz edilmesi ve karşılığının kısmen veya tamamen bulunmaması halinde, söz konusu çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işleminin ve hukuki takip yapılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtilmiş; ileri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak kambiyo senetlerine özgü hukuki takip yoluna başvurulabilmesi için üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve bu Kanun hükümlerine göre "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Kanun koyucu bu düzenlemeyle yetinmemiş, 5941 Sayılı Kanun'un geçici 1/5. maddesinde "31.12.2011 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir." şeklinde bir geçiş hükmüne de yer vermiştir. Söz konusu düzenlemeye göre: 31.12.2011 tarihinden sonra ileri düzenleme tarihli bir çek, üzerinde yazılı bulunan keşide tarihinden önceki bir tarihte karşılığı tahsil edilmek amacıyla bankaya ibraz edildiğinde, şayet hesapta para bulunuyorsa, ibraz eden hamile çekin karşılığı ödenecektir. Buna karşılık, hesapta para mevcut değilse, bu çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yapılmayacak ve hukuki takibe geçilemeyecektir. Zira hukuki takip yoluna gidilebilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şartı aranmaktadır.” Yargıtay 23.Hukuk Dairesi.2014/10833 esas,2015/1156 karar. ↩
- Pulaşlı H.(2017).Kıymetli evrak hukukunun esasları.Ankara. s.405 ↩
- Reisoğlu S.(1998).Türk hukukunda ve bankacılık uygulamasında çek. Ankara. s.254 ↩
- Kayıhan Ş. , Yasan M.(2013).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.199, 100 ↩
- Bozer A., Göle C.(2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara. s.279, 280 ↩
- Sinerji mevzuat ve içtihat programı. “ 6102 Sayılı TTK.nun 790. maddesine göre; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir ciroyu diğer bir ciro izlerse bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır". Somut olayda; takip alacaklısı L. Ö.'ın, ibraz edildikleri tarih itibariyle 01.12.2012, 29.12.2012, 18.08.2012 keşide tarihli çeklerde ciro silsilesi içerisinde yer almadığı çek fotokopilerinden anlaşılmaktadır. Çekleri ibraz eden H. Ö. olup, bu kişi tarafından takip yapan hamile ibrazdan sonra yapılan bir ciro yoktur. Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.1996 tarih ve 1996/12-136 E., 1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. O halde, mahkemece, takibe konu 01.12.2012, 29.12.2012, 18.08.2012 keşide tarihli çeklerde alacaklı yetkili hamil olmadığından İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan 6102 Sayılı TTK.nun 796. maddesine göre, yasal süresinde çekin muhatap bankaya ibrazı zorunlu olup, ibraz edilmemesi halinde alacaklı, 6102 Sayılı TTK'nun 808. maddesi gereğince, takip borçlularına karşı müracaat hakkını kaybeder. Takibe konu edilen (3) adet çekten 11.000 TL bedelli, 6014887 numaralı 18.08.2012 keşide tarihli çekin keşide yerinin ve muhatap bankanın Salihli olduğu, 6102 Sayılı TTK'nun 796/1. maddesine göre çekin on günlük yasal ibraz süresi geçtikten sonra 07.09.2012 tarihinde ibraz edildiği dolayısıyla hamilin anılan çek yönünden takip borçlularına karşı müracaat hakkını kaybettiği anlaşılmış olup, mahkemece bu eksikliğin gözardı edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi de doğru bulunmamıştır.”( Yargıtay. 12.Hukuk Dairesi. 2013 / 36326 esas, 2014 / 2392 karar , 29.01.2014 tarihli) ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Ankara.s.317 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.317 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.318 ↩
- Karahan S. , Arı Z. , Bozgeyik H., Saraç T. , Ünal M. (2015).Kıymetli evrak hukuku.Konya. s. 396 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.319 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.320 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.321 ↩
- Reizoğlu S.(1998).Türk hukukunda ve bankacılık uygulamasında çek.Ankara. s.275 ↩
- Sinerji mevzuat ve içtihat programı. “ Takip dayanağı çekin keşidecisinin....olup, itiraz eden borçlu ...'nun ise ciranta olduğu görülmüştür. Bu nedenle itiraz eden ciranta borçlunun çek tazminatından sorumlu değildir. Mahkemece, çek tazminatına yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.” (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi.2015/25395 esas,2016/1845 karar, 25.01.2015 tarih) ↩
- Pulaşlı H.(2010). Çek hukuku ve ilgili mevzuat. Ankara. s. 50, 51 ↩
- Reizoğlu S.(1998).Türk hukukunda ve bankacılık uygulamasında çek.Ankara. s.276 ↩
- Sinerji mevzuat ve içtihat programı. “Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya 24.11.2009 tarihinde düzeltme hakkını kullanmak üzere müracaat edildiği, ancak merkez bankasından gelen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere bu düzeltme hakkının 15 Nisan 2010 tarihinde merkez bankasına bildirildiği, aradaki geçen süreye bakıldığında davacı tarafın mağduriyetinin söz konusu olduğu ve davacının tacir olması ve çeşitli bankalarla iş yapıyor olması nedeniyle bu hususun ticari ve manevi hayatını olumsuz yönde etkilediği, gerekçesi ile davanın kabulüne, TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş olması isabetlidir”. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi.2014/6472 esas, 2014/9690 karar,26.05.2014 tarih) ↩
- Poroy R, Tekinalp Ü .(2013) . Kıymetli Evrak Hukuku Esasları. İstanbul. s.260, 361 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.315 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.315 ↩
- Öztan F. (2015).Kıymetli evrak hukuku. Ankara. s.315 ↩
- Poroy R, Tekinalp Ü .(2013) . Kıymetli Evrak Hukuku Esasları. İstanbul. s.362 ↩
- Poroy R, Tekinalp Ü .(2013) . Kıymetli Evrak Hukuku Esasları.İstanbul. s.282, 283 ↩